Bisiklet yarışlarını seyrettikçe ve bisiklete bindikçe
yokuşlara karşı ilgim arttı.Bisiklet üzerindeyken rekabetin tadı en güzel
yokuşlarda çıkıyor.Bunu izlediğimiz yarışlarda da yakınen görüyoruz.Top
class bisikletçiler arasındaki rekabetin doruğa çıktığı yer dağlardır.Dağlık etaplar er meydanıdır. Nefes,nabız,bacaklar burada iflas
eder.Bütün takımların en büyük amacı takım liderlerini güvenli ve minimum efor harcamış şekilde dağlara getirmektir.Artık dağlarda yarışçı kendi vücut ağırlığının yatay bileşini ile başbaşadır. Normal bir yolda bütün takım liderlerinin en büyük yardımcısı olan takım draftı dağlarda büyük oranda etkisini kaybeder. Yokuşlu bir yol ile düz yol arasındaki harcanan eforun bu kadar farklı olması elbette açıkça görüldüğü şekilde vücut ağırlığımızın maruz kaldığı yerçekimi etkisiyle oluşan yatay bileşeninin yokuşlu bir parkurda devreye girmesi ve bizim yukarı çıkma isteğimize vücut ağırlığımızın direnmesidir. Bunu lise veya üniversitede aldığımız fizik eğitimi ile çözmek mümkün. Kim derdi ki,dinlerken bunları ne zaman kullanacağız dediğimiz,vektörler,iş-güç-enerji prensipleri burada karşıma çıkacak:)Bisikletimizle giderken harcadığımız gücün nelere bağlı olduğunu,nelerin daha çok etkilediğini ve dağlık bir profil ile düz bir profil arasında oluşan farkı basit fizik kanunlarıyla açıklamaya çalışacağım.
