11 Şubat 2016 Perşembe

2016 hedefleri ve antrenman programlaması

Spor anlamında 2015 benim için güzel geçti. Aslında performans olarak ölçersek tabi ki dereceler çok iç açıcı değil ama katıldığım yarışlar gerçekten benim kapasitemde spor yapan biri için zorlayıcı yarışlardı. Katıldığım yarışların çoğunda elimde olmayan sebeplerden (ev-iş) dolayı gerçek manada hazır değildim. Biraz mental güç, biraz acı, biraz da bitirmeye olan inanç ile hepsini tamamlamayı becerdim. Marifet mi?? Bana göre değil:)) Ama keyif aldım mı?? Evet.. Fazlasıyla..
İznik 130k'da gecenin 03:30'unda Serkan,Gürhan ve ben, ettiğimiz muhabbeti, burada ne arıyoruz sorusuna verdiğimiz cevapları düşündükçe hala gülüyorum. Paris Eco Trail benim için inanılmaz bir tecrübeydi. Fırsatım olsa kesin tekrar katılırım. Prudential Ride London Londra'yı bisikletle gezmenin kesinlikle en güzel yolu. Muhteşem bir organizasyon. Budapeşte Half Ironman acısıyla, tatlısıyla ilk triatlon yarışım. Senenin son yarışı Velotürk Granfondo. Türkiye de bisiklet adına yapılan en anlamlı ve en içerikli organizasyon belki de. Katıldığım için çok mutluyum. Performansı sormayın ama:)



2015 biterken yeni yılda spor anlamında neler yapacağımı kabataslak düşünmeye başladım. Artık evde 2 afacan var ve biri taze okullu oldu. İşler zaten yoğun. Antrenman saati bulmak zor. Hem bu sebepten hem de İstanbul'un meşhur trafiğinden nasibimizi almamak için işe bisikletle gidip gelmeye karar verdim. Bu satırları yazarken neredeyse 3 ay oldu ve çok da iyi bir karar vermişim. Bu değişiklikle antrenman için saat otomatikman ortaya çıkmış oldu. Hatta daha fazla antrenman, daha fazla evde vakit ve daha fazla işe konsatrasyon, 3'ünü bir arada elde ettim desen abartı olmaz gerçekten. Tabi antrenman şablonunu işe gidip gelmedeki bisiklet sürüşlerine oturtunca ''antrenman için ulaşım'' veya ''ulaşım için antrenman'' 'dan başka hiçbir antrenman çeşidim kalmadı elde. Ama haftalık antrenman hacmimi neredeyse 2 hatta 3 kat arttırmış oldum.

Antrenman olarak mecburi bisiklete binince 2016'da da bir bisiklet yarışına katılmaya karar verdim. Geçen sene kayıt olup da gidemediğim ''Granfondo Stelvio Santini'' long course'a şu anda 6 arkadaş gitmeye karar verdik ve işi fiiliyata döktük.



151km, 4058m tırmanış

31 Ekim 2015 Cumartesi

Continental Grand Prix 4-season lastik incelemesi

3000 km'den sonra eskidiğini iyice belli etmeye başlayan Mavic Yksion pro lastiklerimi yenilerken, yaklaşan kış ayının da etkisiyle Continental Grand Prix 4-season lastik aldım. Araştırarak ulaştığım bir lastik olmaktan  çok tavsiye üzerine aldığım bir lastikti. Markanın bendeki güvenilirliğinden dolayı çok teferruata girmeden aldım. Lastik 4 mevsim, her hava şartında, özellikle ıslak zemin ve soğuk havalarda optimum performans üretmek için tasarlanmış. 330 tpi değeri, ''Vectran Breaker'' koruyucu kılıf ve lastiği yırtılmaya karşı dayanıklı hale getiren ''Duraskin'' teknolojisi lastiği patlamaya karşı korunaklı hale getiriyor. Lastiğin yuvarlanma direnci (100-120)psi aralığında 34-36 watt gibi bir değere sahip. kaynak: ( http://www.bicyclerollingresistance.com/road-bike-reviews/compare/continental-grand-prix-4000s-ii-2014-vs-continental-grand-prix-4-season-2015 )

Lastik üreticisi özellikle Paris-Roubaix yarışında üstün performans gösterdiklerini vurgulayarak bozuk-titreşimli zeminde, soğuk havalarda ve ıslak zeminde hem lastiğin iyi koruma sağladığını hem de yola iyi tutunduğunu özellikle vurguluyor.


29 Ekim 2015 Perşembe

Crank Brothers Eggbeater 3 pedal incelemesi

Cyclocross bisiklet sürmeye başladıktan sonra bu disipline uygun bir kilitli pedal ve mtb ayakkabısı ihtiyacım oldu. Ufak bir araştırmadan sonra Crank Brothers Egg Beater 3 modelini almaya karar verdim.
 Pedal çifti 280gr ağırlıkta.  Pedalın döner bir yapıda olması ve 360 derecelik bir dönüş esnasında 4 farklı noktadan kilitlenme şansı olması inceleme esnasında yol pedallarına alışık olan benim için daha kolay kilitlenme ve zor pozisyonlarda da daha kolay kilitlenme ihtimalini düşünce olarak kuvvetlendirdi. Pedalın gövdesi paslanmaz çelikten ve üretici firma tarafından da 5 yıl garantili.  Ayrıca çeşitli forumlarda küçük ve sade yapısından dolayı çamur performansının iyi olduğu, sürüş esnasında çok çamur tutmadığından da bahsedilmiş. Ayrıca kutudan çıkan kaller yardımıyla tercih ettiğiniz ayak için 15 derecelik pedaldan kurtulma açısı ve diğeri için de 20 derecelik pedaldan kurtulma açısı sağlayabiliyorsunuz. Yani dolayısıyla tercih ettiğiniz ayak için 15 derecelik açıyla diğer ayağa göre daha kolay pedaldan kurtulabiliyorsunuz.

Yukarıda bahsettiğim özellikler genel olarak üretici firma resmi sitesinden elde edilen teknik özellikler. Şimdi biraz da ben kullandığım süre boyunca edindiğim tecrübe ve pedalın iyi  kötü performanslarından bahsedeyim.

23 Ekim 2015 Cuma

Bisikletle Ulaşım

Paldır-küldür katıldığım 2011 yılındaki Avrasya maratonu 15k'dan sonra sporu daha disiplinli yapmaya başladım ve 2012 yılında Avrasya maratonunda hayatımda ilk kez maraton koştum. O günden bugüne yaklaşık 4 yıldır kendi çapımızda, işten ve evden fırsat buldukça spor yapıyorum ve rüzgar nereden eserse o tarafa yöneliyor, değişik branşlarda, değişik mesafelerde değişik yarışlara katılıyor, hem sağlıklı kalmaya çalışıyor hem de bu işlerden keyif almaya bakıyorum. 2011 yılında 15 km koştuktan sonra tartıda 94 kg geliyordum ve o sene Avrasya maratonu hazırlığında 82 kg'lara kadar gelmeyi başardım.

Yaklaşık 5 yıldır sporla ciddi anlamda içiçeyim ancak katıldığım yarışlarda yaptığım dereceler ve performansım çok ileri gitmedi. Ben bunun için sürekli olarak 2 neden(2 bahane) öne sürdüm.
1) Vaktim yok, antrenman yapamıyorum. (4 saat/hafta genel olarak)
2)Yediğime içtiğime dikkat etmiyorum.(80-82kg arasındayım ama performans için 72-75 aralığı olmalı)




bi sabah işe giderken çektim :D (çekmedi)

15 Eylül 2015 Salı

VeloTürk Gran Fondo

VeloTürk takımının ''2000 çocuğa 2000 bisiklet'' projesi kapsamında düzenlediği Ürgüp'te başlayıp Kayseri de,Erciyes Dağı'nın 2200m. rakımında son bulan 90km'lik yol bisikleti yarışına katıldım. Yarışın düzenleneceği açıklandığında 3 ana sebepten yarışa katılmayı kesinlikle istedim.

1)Sarper Günsal,Berkem Ceylan gibi eurosport'ta keyifle dinlediğimiz kişilerin böyle bir organizasyonu düzenliyor olması.
2)Türkiye'de bu kapsamda düzenlenen ilk granfondo yarış olması 
3)Ve en önemlisi, VeloTürk takımının ''2000 çocuğa 2000 bisiklet'' projesiyle başlattığı bu kampanyaya kendi ölçülerimizde destek olabilme şansı.

Gerçekten de organizasyonun, yol bisikletini iyi bilen diğer takım arkadaşlarıyla beraber Sarper Günsal gibi bir üstat tarafından düzenleniyor olması, tanıtımının iyi yapılması ve dolayısıyla yol bisikletiyle ilgilenen herkesin haberdar olması, sürekli tv'de büyük turları seyreden ve yol bisikletine binen bir kitlenin ilk defa bir granfondo yarışında pedallama isteği ve en önemlisi, yarışın yukarıda anlattığım ölçekte büyük bir sosyal yardım projesinin önemli bir ayağı olması gibi etkenlerden dolayı katılım gayet iyiydi. Ürgüp'e cuma günü öğleden sonra gidip,cumartesi yarıştan hemen sonra İstanbul'a dönmeme rağmen sosyal platformlarda tanıştığım birçok arkadaşla şahsen tanışma şansım oldu.


10 Eylül 2015 Perşembe

Powermetre ile antrenman

Powermetre ile yapılan watt bazlı antrenmanlar, bisikletçinin FTP(functional threshold power) değerleri, pro bisikletçilerin HC bir tırmanışta ürettiği watt'ın kilosuna oranı (watt/kg) ve bunun gibi bisiklet literatürüne son yıllarda giren ama hızlı bir şekilde giren bu terimler günümüzde profesyonel bisikletin neredeyse olmazsa olmazları. TV başında izlediğimiz büyük turlarda, okuduğumuz ingilizce bir makalede, aldığımız bir dergide, kısaca artık bisiklet ile ilgili her yerde powermetre ve 'watt bazlı antrenman'' terimlerini sıkça duymaya başladık. Daha somut bir örnek vermek gerekirse bisiklet piyasasında tanıdığımız birçok markanın bir şekilde powermetre pazarına girmeye çalıştığını ve bu pazarın hızlı bir şekilde geliştiğini biz amatör bisikletçiler rahatlıkla görebiliyoruz. Bu da powermetre teknolojisine yapılan yatırımın ve olan inancın en açık göstergesi.
Ben de powermetre hakkında, kullanan arkadaşlarımın tavsiyesi,  yazılı ve görsel edindiğim bilgiler sonucu ''powermetre'' almaya karar verdim. Bir sürü marka var ama powermetre hadi alayım diyerek  alınabilecek bir cihaz değil! Türkiye'de çok kolay ulaşabileceğiniz bir cihaz değil. Satış kanalları sınırlı. Ve birçok markanın satışı bile yok. Ve fiyat olarak da hatırı sayılır bir bütçe ayırmanız gerekiyor. Tüm bunlar üstüste olunca kendimce bazı hedefler koyup, ''onları gerçekleştirdiğimde kendime bir powermetre alacağım.'' diye kendime bir söz verdim.