Geçen sene ilk olarak 14km'lik parkurda koştuğum
Geyik koşusuna bu sene de son ana kadar 14km olarak kayıt olmuştum.Hatta kayıt işlemini 11 kasım'da koştuğum Avrasya maratonunun fuarını gezerken yapmıştım.Geyik koşuları gerçekten koşan insanlar için mükemmel bir yarış formatı. Özellikle ben lokasyon olarak çok uzak olduğum için bu tarz patikalarda çok sık antrenman yapamıyorum.Ama işin aslı,esas keyif orda. Öncelikli olarak patikalar da koşu,asfaltta veya tartanda veya betonda koşudan teknik olarak farklı.Patikada sürekli in-çık, eğim-büküm toprağın yapısı sürekli ayaklara farklı yükler bindiriyor ve sürekli farklı kas gruplarını çalıştırıyor.Benim gibi sürekli daha doğrusu %80 asfaltta koşan biri patika da ön hazırlık yapmassa ciddi anlamda hamlık yaşıyor.
2013 yılı için kendime ana hedef olarak koymayı planladığım İznik ultra 75km'lik parkur kafamda iyice somutlaşırken, Geyik koşusu öncesi son hafta ''madem 75km İznik ultra koşmak ve bitirmek benim bu yılki ana hedefim o zaman 14km az gelir:))''diye düşündüm. Bu fikir kafama yatmıştı ve hemen Macera akademisini arayıp gerekli değişikliği yaptım.Macera akademisindeki arkadaşlar durumumla yakından ilgilendiler.Kendilerine tekrardan teşekkür ediyorum.
28km'ye kayıt olduktan sonra bu sefer ince ince korkular başladı.'Geçen sene 14km'yi bitirdiğimdeki fizyolojik halim ve yüzümün ifadesi sürekli gözümün önüne gelmeye başladı.Artık dönüş yoktu.Ve benim bu işlerde en çok sevdiğim pozisyon bu.
Kayıt tamam,yarış belli ve dönüş yok:))