23 Aralık 2014 Salı

Cyclo-cross Disiplini ve Cyclo-cross bisiklet

İstanbul gibi nüfusun yoğun olduğu bir şehirde yaşıyorsanız ve bununla birlikte 4 mevsim bisiklete binmek istiyorsanız, bu antrenmanları sadece yol bisikletinizle yapmanız çok mümkün gözükmüyor. En azından benim için bu böyleydi. Tabi lokasyon olarak İstanbul'un neresinde yaşadığınız da çok önemli ama kışın kısalan günler ile en erken saat 7'de antrenmana başlayabileceğinizi varsayarsak trafikten arınmış boş ve güzel bir asfalt bulmak neredeyse imkansız.(varsa söyleyin,biz de bilelim.)
Zaten genelde bahar aylarında ya bir maraton,ya da bir ultramaraton yarışı hedef yarışım olarak seçtiğimden kış aylarında ağırlıklı olarak koşuyorum ve benim için kışın bisiklete binememek çok sorun teşkil etmiyor ancak kafamın bir yanında bir soru olarak duruyordu. Trainer bu konuda bir alternatif ama asla dışarıda yapılan bir bisiklet antrenmanının yerini tutamaz. En azından ben böyle düşünüyorum.
Bütün doneleri masaya yatırıp nasıl bir bisiklete ihtiyacım olduğunu düşünmeye ve araştırmaya başladım. Alacağım yeni bir bisikleti ne amaçla kullanacaktım;
-Kışın kısalan günler sonucu 7'de antrenmana başladığımda orman, park, arazi, bozuk asfalt, her türlü zeminde sürebilmeliyim.
-Yeri geldiğinde ulaşım aracı olarak kullanabilmeliyim.
-Ee bunları yaparken yol bisikleti performansımı ve tekniğimi de geliştirsin.


seyirciye bak!!

9 Ekim 2014 Perşembe

Berlin Maratonu/2015

İlki 1974 yılında düzenlenen Berlin maratonu,geleneksel olarak her yıl Eylül ayının son haftasonu düzenleniyor. ''World marathon Majors'' yarışlardan biri olan Berlin maratonu dünyadaki en geniş katılıma sahip ve en popüler yarışlardan biri. Her yıl yaklaşık olarak 40.000 kişi bu maratonu koşarken neredeyse 1 milyondan fazla insan koşan insanları desteklemek için sokaklara dökülüyor. Bunların dışında Berlin maratonu'nu ön plana çıkaran bir diğer faktör,belki de en önemlisi; parkurun dünyanın en hızlı parkuru olarak kabul ediliyor olması. Düz profil,çılgın bir seyirci kitlesi ve hava şartları Berlin maratonu parkurunda birçok kez kadınlarda ve erkeklerde dünya rekoru kırılmasına müsaade etti. En son benim de ekran başımda seyrettiğim yarışta Wilson Kipsang Kiprotich 2013 yılında 2:03:23 ile şu anda hala geçerli olan dünya rekorunu bu parkurda kırdı. Sırf elit sporcular için değil bizim gibi amatör koşucular için de Berlin maratonu parkuru iyi bir maraton koşmak için istenen her şartı sağlıyor. (en iyi maratonunu Berlin'de koşan birçok arkadaşım var ve aynı zamanda birçok methiyede duyuyoruz Berlin maratonu hakkında)



16 Ağustos 2014 Cumartesi

2015 model Lapierre bisikletler

Bisiklete antrenman amaçlı ciddi anlamda binmeye başladığımdan beri hayranı olduğum ve sahip olduğum ilk karbon yol bisikletimin markası olan fransız firması Lapierre'in yeni sezon ürünlerini her yaz ağustos ayında ürünler ilk anons edildiği andan büyük merakla inceler,yenilikleri kendimce gözlemler,ne tarz yenilikler yapılmış,yeni sezon kadro renkleri nasıl,kullanılan komponentler nasıl diye büyük dikkatle incelerim. Bu sene yine Lapierre'in yeni sezon ürünlerini incelerken,edindiğim izlenimleri ve dikkatimi çeken özellikleri blogda yazmaya karar verdim. Ben şu anda yol bisikleti kullandığım için ve özellikle yol bisikletiyle ilgilendiğim için sadece yol bisikletlerini burada yazacağım. Ayrıca yeni favorim cyclo-cross bisikletlere de değineceğim.İnşallah değinmekle kalmam bu sezon kış antrenmanları için bir tanesini edinirim:))

Model bazında incelemeden önce 2015 yol bisikleti ürün gamı için Lapierre 2 yeni kadro tasarladı ve bu kadroları FDJ Big Mat takımı ile hem bazı klasik tek günlük yarışlarda hem de Fransa bisiklet turu,İtalya bisiklet turu gibi büyük turlarda denedi.


Bunlardan ilki düz profilli,aerodinamizmin daha ön planda olduğu hızlı yarışlar için tasarladığı ''Aircode'' modeli.



donanımlarıyla birlikte şaheser bir Aircode


24 Nisan 2014 Perşembe

Orhangazi Ultra Maratonu/2014

2014 yılında yapmak istediğim hedefleri seçerken daha spesifik davranmaya karar vermiş, takımımız Marathonist'in kurucu başkanı Emre Tacir ile hazırladığımız plana göre; kış aylarında Runtalya'da hızlı bir YM(kapasitem dahilinde:)),yaz aylarında bolca bisiklet ve bisikletle tırmanış üzerine gelişim ve sonbaharda da Berlin maratonu.Aralarda katılabildiğim yarışlara da katılacak seneyi en genel anlamında Berlin'de pik yaparak kapayacaktım. Basitçe plan buydu. Bu planı kurgularken duygusal davrandığım ve ne olursa olsun plana eklemek istediğim yarış İznik'te bir kere daha koşmak istediğim Orhangazi Ultra' idi. Geçen sene bitirmemde çok yardımlarını gördüğüm arkadaşlarım Gürhan ve Cem 80k'daydılar. Bende kayıt oldum.




8 Nisan 2014 Salı

İntercity Bisiklet Şampiyonası/1.ayak-2014

6 Nisan pazar günü İntercity Bisiklet Şampiyonası adı altında Formula 1 pistinde düzenlenen bisiklet yarışına katıldım. Bence önemli bir gündü. Çünkü bildiğim kadarıyla biz amatörlere yönelik olarak düzenlenen ilk bisiklet yarışıydı. Özellikle o atmosferi yaşamak, bir yarış ortamında yol bisikletiyle pedallamak için yarışı duyduğum gibi kaydoldum.



Formula 1 pisti adından da anlaşılacağı gibi,süper asfalt,çok geniş ve güvenli yol ve teknik dönüşler içeriyor ama kimsenin tahmin edemeyeceği kadar yokuş da barındırıyor.

foto(Cafder/Mehmet Uğur)


27 Mart 2014 Perşembe

Yol Bisikleti ve Fizik Kanunları

Bisiklet yarışlarını seyrettikçe ve bisiklete bindikçe yokuşlara karşı ilgim arttı.Bisiklet üzerindeyken rekabetin tadı en güzel yokuşlarda çıkıyor.Bunu izlediğimiz yarışlarda da yakınen görüyoruz.Top class bisikletçiler arasındaki rekabetin doruğa çıktığı yer dağlardır.Dağlık etaplar er meydanıdır. Nefes,nabız,bacaklar burada iflas eder.Bütün takımların en büyük amacı takım liderlerini güvenli ve minimum efor harcamış şekilde dağlara getirmektir.Artık dağlarda yarışçı kendi vücut ağırlığının yatay bileşini ile başbaşadır. Normal bir yolda bütün takım liderlerinin en büyük yardımcısı olan takım draftı dağlarda büyük oranda etkisini kaybeder.  Yokuşlu bir yol ile düz yol arasındaki harcanan eforun bu kadar farklı olması elbette açıkça görüldüğü şekilde vücut ağırlığımızın maruz kaldığı yerçekimi etkisiyle oluşan yatay bileşeninin yokuşlu bir parkurda devreye girmesi ve bizim yukarı çıkma isteğimize vücut ağırlığımızın direnmesidir. Bunu lise veya üniversitede aldığımız fizik eğitimi ile çözmek mümkün. Kim derdi ki,dinlerken bunları ne zaman kullanacağız dediğimiz,vektörler,iş-güç-enerji prensipleri burada karşıma çıkacak:)Bisikletimizle giderken harcadığımız gücün nelere bağlı olduğunu,nelerin daha çok etkilediğini ve dağlık bir profil ile düz bir profil arasında oluşan farkı basit fizik kanunlarıyla açıklamaya çalışacağım.

20 Mart 2014 Perşembe

Geyik Koşusu 28k Mart/2014

Zannediyorum ki benim gibi çoğu kişi patika koşularını Geyik koşuları sayesinde keşfetmiş ve patika koşularının inanılmaz keyifli olduğunu yine Geyik koşuları sayesinde anlamıştır.Geyik koşuları hem beni patika koşularıyla tanıştıran hem de bir ultra koşacak cesareti kendimde toplamama yardımcı olan yarışlardır.Dolayısıyla elimden geldiğince düzenlenen bütün Geyik koşularına katılmaya çalışıyorum.Hatta son iki ayağa 14 ve 18 yaşında olan iki yiğenimle beraber katıldık.Onlarda çok keyif aldıklarını söylüyorlar ve sürekli bir sonrakine de gelmek istediklerini iletiyorlar.Özellikle 14 yaş grubunda 4km'lik parkurda 2. olan Burak geleceği parlak bir sporcu edasıyla yaşı,eğitimi ve fiziksel gelişimini etkilemeyecek şekilde ağır ağır çıkıyor merdivenleri..

Bu yarış raporunu özellikle yazmak istedim.Çünkü etrafımdaki birçok arkadaşım,yarışlarda karşılaştığım dostlar,benden çok daha iyi derece yapan abilerim,ablalarım,ironmanlar,triatletler,bisikletçiler,koşucular,yeni başlayanlar,sporu bırakmak üzere olanlar; sporu hepimiz aşağı yukarı aynı şablonda yapıyoruz.




13 Mart 2014 Perşembe

Bisiklet Malzemelerim

İşim ve ailemden fırsat kaldıkça spor yapmaya çalışan amatör bir sporcuyum.Ağırlıklı olarak koşarım ama bisiklete binmeyi daha çok severim.Kış aylarında günlerin kısa olması,yağmurun getirdiği riskler ve soğuk havadan dolayı çoğunlukla koşar,yaz aylarında ise ağılıklı olarak bisiklete binerim.

Spor yapmaktaki ilk amacım,daha doğrusu bu işlere bulaşmamın en önemli sebebi kilo verebilmek,sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olabilmek ve daha fazla tatlıyı gönül rahatlığıyla yiyebilmekti.Fakat bu camiaya biraz olsun girince benden bambaşka bir sporcu profili çıktı ortaya.Hedef yarışlar,hedef süreler,antrenman programları,uzun antrenmanlar,beslenme disiplinleri,yurtdışı hedef yarışları,ultra maratonlar derken kendimi spor anlamında sürekli minimum 1 yıllık planlar yapar halde buldum.Bununla birlikte bu işlere ayrılacak bütçede hatırı sayılır rakamlara ulaştı.Spesifik olarak katıldığın herhangi bir yarış için bile farklı bir malzemeye ihtiyaç duyulabiliyor.(örneğin bir ultra maraton koşmak istiyorsanız  su ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz ve gerekli malzemelerinizi taşıyabileceğiniz bir çantaya,patikaya uyumlu bir ayakkabıya ekstradan ihtiyacınız olacak.Veya yol bisikletinizle dağlık profili güçlü olan bir yerde sürüş yapmak istediğinizde(kartepe,Uludağ,Alp d'huez....)bisikletinizin rublesiyle veyahut aynakolunuzla gerekli modifikasyonları yapıp dişli oranlarınızı düşürmeniz gerekebilir ki, bu da ekstra olarak bir ruble veya aynakol ihtiyacı demektir.)Bunları bu kadar emin yazmamın sebebi bu yollardan geçmiş olmamdır:))

Koşu ve bisiklete henüz yeni başlamış olsamda (yaklaşık 3 yıl)ve şu anki hedeflerime hala çok uzak olsamda kullandığım birçok malzemeyi kendi açımdan test etme daha doğrusu eskiyene kadar kullanma şansım oldu.Sporu tam anlamıyla profesyonel yapan biri değilim ve bir ürünü çok detaylı test edip ürünün artılarını eksilerini yazacak spor geçmişim,tecrübem ve bilgi birikimim de yok Ama bu blogta en azından kendi kullandığım,amatör bir sporcu olarak beğenip satın aldığım ve eskittiğim ürünleri ve ürünleri ne kadar kullandığımı gösteren bir tablo yazıp bunu sürekli güncelleyeceğim.Dediğim gibi ürünlerin tek tek özelliklerini yazıp uzun uzun anlatacak bilgi birikimim ve tecrübem yok.Ama kullandığım ürün hakkında bana sorulacak bir soruyu bir kullanıcı olarak,o ürünü kullanmış veya hala kullanmaya devam eden biri olarak en içten şekilde cevaplarım,kafanıza takılan soruya bir cevap getirmeye çalışırım..Şimdilik malzemeleri koşu ve bisiklet olarak iki gruba ayıracağım.İlerleyen süreçte sayfalar çok kalabalıklaşıp,okunması ve bulması zor bir hale gelirse tekrardan bir alt gruplar oluşturma sürecine girerim.

11 Mart 2014 Salı

Koşu Malzemelerim

İşim ve ailemden fırsat kaldıkça spor yapmaya çalışan amatör bir sporcuyum.Ağırlıklı olarak koşarım ama bisiklete binmeyi daha çok severim.Kış aylarında günlerin kısa olması,yağmurun getirdiği riskler ve soğuk havadan dolayı çoğunlukla koşar,yaz aylarında ise ağılıklı olarak bisiklete binerim.

Spor yapmaktaki ilk amacım,daha doğrusu bu işlere bulaşmamın en önemli sebebi kilo verebilmek,sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olabilmek ve daha fazla tatlıyı gönül rahatlığıyla yiyebilmekti.Fakat bu camiaya biraz olsun girince benden bambaşka bir sporcu profili çıktı ortaya.Hedef yarışlar,hedef süreler,antrenman programları,uzun antrenmanlar,beslenme disiplinleri,yurtdışı hedef yarışları,ultra maratonlar derken kendimi spor anlamında sürekli minimum 1 yıllık planlar yapar halde buldum.Bununla birlikte bu işlere ayrılacak bütçede hatırı sayılır rakamlara ulaştı.Spesifik olarak katıldığın herhangi bir yarış için bile farklı bir malzemeye ihtiyaç duyulabiliyor.(örneğin bir ultra maraton koşmak istiyorsanız  su ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz ve gerekli malzemelerinizi taşıyabileceğiniz bir çantaya,patikaya uyumlu bir ayakkabıya ekstradan ihtiyacınız olacak.Veya yol bisikletinizle dağlık profili güçlü olan bir yerde sürüş yapmak istediğinizde(kartepe,Uludağ,Alp d'huez....)bisikletinizin rublesiyle veyahut aynakolunuzla gerekli modifikasyonları yapıp dişli oranlarınızı düşürmeniz gerekebilir ki, bu da ekstra olarak bir ruble veya aynakol ihtiyacı demektir.)Bunları bu kadar emin yazmamın sebebi bu yollardan geçmiş olmamdır:))
 
Koşu ve bisiklete henüz yeni başlamış olsamda (yaklaşık 3 yıl)ve şu anki hedeflerime hala çok uzak olsamda kullandığım birçok malzemeyi kendi açımdan test etme daha doğrusu eskiyene kadar kullanma şansım oldu.Sporu tam anlamıyla profesyonel yapan biri değilim ve bir ürünü çok detaylı test edip ürünün artılarını eksilerini yazacak spor geçmişim,tecrübem ve bilgi birikimim de yok Ama bu blogta en azından kendi kullandığım,amatör bir sporcu olarak beğenip satın aldığım ve eskittiğim ürünleri ve ürünleri ne kadar kullandığımı gösteren bir tablo yazıp bunu sürekli güncelleyeceğim.Dediğim gibi ürünlerin tek tek özelliklerini yazıp uzun uzun anlatacak bilgi birikimim ve tecrübem yok.Ama kullandığım ürün hakkında bana sorulacak bir soruyu bir kullanıcı olarak,o ürünü kullanmış veya hala kullanmaya devam eden biri olarak en içten şekilde cevaplarım,kafanıza takılan soruya bir cevap getirmeye çalışırım..Şimdilik malzemeleri koşu ve bisiklet olarak iki gruba ayıracağım.İlerleyen süreçte sayfalar çok kalabalıklaşıp,okunması ve bulması zor bir hale gelirse tekrardan bir alt gruplar oluşturma sürecine girerim.

6 Mart 2014 Perşembe

Runtalya Yarı maratonu 2014




2013 yılının sonlarına doğru Aralık ayının başında karar verdim Runtalya'da yarı maraton koşmaya.Neredeyse 2-3 aydır düzgün antrenman yapmıyordum.Vodafone İstanbul maratonunu koşmuştum ama hiç hazırlanamadan ve en kötü derecemle.Amacım çok önceden kaydolduğum maraton numaramın yanmasını engellemek,Türkiye'de maraton koşabilen güzel insanlar arasında bulunabilmek ve sakatlanmadan bitirmekti.Ayrıca İstanbul maratonuna katılmayı bir bakıma ülkemizin atletizmine hizmet için zorunluluk görüyorum kendi adıma.
Sıfır hazırlıkla katıldığım maratonu 4:29 da Mike Friedl'ın sayesinde keyifli bir şekilde bitirmiştim.

*dailymile İstanbul maratonu linki

*İstanbul maratonu garmin datası

*strava İstanbul maratonu linki

Yarı maraton antrenmanlarına İstanbul maratonundan yaklaşık 3 hafta sonra başladım.Hazırlık süreci önceden hiç denemediğim bir şekilde gerçekleşti.Spor hayatım boyunca antrenmanlarımı sabah işe gitmeden önce kış aylarında 6-8,yaz aylarında ise 5-7 arası yapardım.Ama bu yarı maraton hazırlığında akşamları iş çıkışı Mehmet Abi'nin(Mehmet Özpağda) tavsiyesiyle Mahmutbey stadına gitmeye başladım.Tartan pist herşeyden önce asfalt ve betona göre tempo antrenmanı veya interval için çok daha iyi.Özellikle betonda yapılan tempo antrenmanları veya intervaller uzun vadede sakatlık olarak geri dönüyor.Betonda yapılan antrenmandan sonra bacak kasların sanki dayak yemiş gibi oluyor.Ben de bunları engellemek ve antrenmanlarıma biraz tempo katmak,daha hızlı antrenmanlar yapabilmek için Mahmutbey stadına gitmeye başladım.